|
1.Halkımız günlük konuşmalarında, insana özgü birçokdurumu, “yüz” sözcüğüyle kurulan sözsel bağdaştırmalarlaanlatmıştır. Söz gelimi, övünmeyi gerektirenbir duruma yüz akı, ortaya çıkan l utanılacakduruma yüz karası demektedir. Bir ll kimseninçirkinliğini belirtmek için yüzüne lll bakılmaz,karşısındakini utanacak duruma düşürenler içinyüzünün derisi kalın sözünü kullanlV maktadır.Bir kimsenin çok güzel olduğunu vurgulamakiçin de yüzüne bakmaya kıyamazsın V deyimini... Buparçadaki altı çizili sözlerden hangisinin, kendindenönce verilen açıklaması yanlıştır? A) I.B) II. C) III. D) IV. E) V. (CevapD) 2.Öyküler dünyanın farklı yerlerinde geçse de okuyandatuhaf bir “bizden”lik duygusu uyandırıyor; aşkın,kararsızlığın, tekinsizliğin ve yalnızlığın evrenselolduğunu, bu öykülerde kendimizi yazarayakalanmış hissettiğimizde bir kez daha hatırlıyoruz. Bucümledeki altı çizili sözle, okurla ilgili olarakanlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A)Anlatılanları değişik biçimlerde algılama B)Yaşamla ilgili düşüncelerini pekiştirme C)Anlatılanları yaşadığını duyumsama D)Anılarına bağlı olarak mutluluk duygusuna kapılma E)Okuduklarının doğruluk derecesini düşünme (CevapC) 3.Titizlikle, kılı kırk yararak ortaya koyduğu ürünlerini kitaplaştırmakiçin yıllarca bekler; kendi deyişiyle, “onlarınsirkeleşip sirkeleşmediğini” görmek ister. Buparçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerdenhangisidir? A)İstenilen yetkinliğe ulaşıp ulaşamama B)Eskiyip unutulma C)Olumlu ya da olumsuz yönlerden algılanma D)Zamanla çekiciliğini yitirip yitirmeme E)Başkalarınca örnek alınma (CevapA) 4.Bu sanatçımız daha kitabın başlarında uyarıyor okurunu:“Ötekini oku; derinde, dipte duranı; ince şeylerbunlar.” Bu sözler, onun şiirlerinin anlaşılması içinkendisinin cömertçe önümüze kattığı kılavuzlardır.Bunlara dikkat edilmezse yanlış anlaşılabilir onunşiiri, tekdüze bir tekrarlanış sanılabilir. Buparçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerdenhangisidir? A)Ancak şiirsel birikimi olanların kavrayabileceği anlamlartaşıma B)Açıkça söylenmemiş gizli anlamlar içerme C)Şairin istemediği yönde yorumlara yol açma D)Farklı olmaya çalışırken anlaşılmaz olma E)Karşıt anlamlar taşıma (CevapB) 5.Onun, yazma ve yaratma eylemindeki büyük değişmeve gelişme, kendisinin hem okuru hem deeleştirmeni olmasıyla başladı. Söz gelimi, ilk denemelerindesıfat kullanma tutkusundan kaynaklanan sanatlıbir anlatımı vardı. Kendisiyle ilk denemeleriüzerinde konuşurken bu tutumuna değinir,“Yine sözcükleri renklerle donatıp onları köpürtmüşsün.”diye takılırdım ona. Kimileyin bunungerekliliğini savunur kimileyin sesini çıkarmaz,yalnızca gülümser geçerdi. Belli ki bir özeleştiri sürecine girerdi. Buparçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerdenhangisidir? A)Söylenenleri okurun gözünde canlandıracak anlatımlarabaşvurmak B)Sözcüklere yeni, çağrışımsal anlamlar yüklemek C)Söyleyiş yönünden süslü, gösterişli, kof bir yapıyıyeğlemek D)Sözcüğün birkaç anlamını birlikte kullanmak E)Kolay anlaşılır, yalın nitelikte ürün vermek (Cevap C) 6.(I) İçimize işlemiş “vefasızlık” duygusuna bir tepkigösterme düşüncesiyle bu kitabı yazdım. (II)Kitabımın başında da özellikle söylediğim gibi, benbu kitabı ustam Suavi Süalp’le birlikte, mizahımızayüreğini koymuş bütün mizahçılara adadım.(III) Suavi Süalp bu kitabı çoktan hak etmişbir mizah dehasıydı. (IV) Ama 1981’de aniden aramızdanayrılınca ne yazık ki adı da mizahımıza getirdiğiyenilikler de unutuldu. (V) İstedim kionun adını bile duymamış gençler onu tanısın.(VI) Gerçi bu kitapla ilgileneceklerini pek sanmıyorumama tarihe sağlam bir belge bırakmak dayeter bana. Buparçada konuşan kişiye ilişkin numaralanmış cümlelerleilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisiyanlıştır? A) I.cümlede, kitabı neden hazırladığını açıklıyor. B)II. cümlede, kimi sanatçıların emeğine duyduğu saygıyıgösteriyor. C)III. cümlede, söz konusu kişiyi övgü dolu sözlerle tanıtıyor. D)IV. cümlede, bir üzüntüsünü dile getiriyor. E)VI. cümlede, bir yanlışlığı düzelttiğinden söz ediyor. (CevapE) 7.(I) Yaşamı boyunca az sayıda şiir yayımlamış bir şairdir.(II) Bu yüzden bazen, tembel bir şair olduğu bilesöylenmiştir. (III) Oysa, tembellik gibi görünendurum aslında başka bir şeydir. (IV) Bazenbir şiir üzerinde iki, üç yıl süren titiz bir çalışma… (V)Ta ki aksayan bir yön kalmayıncaya vekendisi, şiiri karşısında huzur buluncaya kadar… Birşair ve şiirinin anlatıldığı bu parçadaki numaralanmışcümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerdenhangisi yanlıştır? A) I.cümlede, saptama yapılmıştır. B)II. cümlede, I. cümlede belirtilenle ilgili yoruma yerverilmiştir. C)III. cümlede, bir yanılgıdan söz edilmiştir. D)IV. cümlede, yetersizlik dile getirilmiştir. E) V.cümlede, önceki cümleyle ilgili bir açıklama yapılmıştır. (CevapD) 8.(I) Bu gezi kitabında yazar, yalnızca “Ne yenir, neredekalınır, nasıl gidilir?” gibi bilinen, pratik bilgilerleyetinmemiş. (II) Gördüğü yerlerle ilgili bilinendoğal güzelliklere de yer vermiş, atlanmaması gereken,nitelikli, detaylı tarihî bilgilere de.(III) Tüm bunlar, kitabın profesyonel düzeydeki altyapısını oluşturmuş. (IV) Bana göre bu kitabın,öteki gezi kitaplarından ayrılan başka bir özelliğidaha var. (V) O da, anlatılan her yere ilişkin olarakdile getirilen insan öyküleri, insani ayrıntılar,küçük öyküler… Birkitabın anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerleilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisiyanlıştır? A) I.cümlede, alışılmışın dışında bilgilere yer verildiğibelirtilmiştir. B)II. cümlede, önceki cümlede belirtilenlerle ilgili açıklamayapılmıştır. C)III. cümlede, daha önce anlatılanların kitabın değerinibelirleyen yönler olduğu söylenmiştir. D)IV. cümlede, daha sonra söyleneceklerle ilgili birgiriş yapılmıştır. E) V.cümlede, anlatılan pek çok şeyin birbirine benzediğiüzerinde durulmuştur. (CevapE) 9.(I) Sanatçı, bütün yapıtlarında öne sürdüğü görüşleriaracılığıyla “Doğu ve Batı arasında köprükuruyor.” (II) Ancak onun yapıtları, bunun çokötesinde bir nitelik taşıyor. (III) En başta insanıniçsel çelişkilerini ustaca betimliyor. (IV) Yaşamınkarmaşıklığının, çeşitliliğinin yorulmak bilmezbir tanığı bu yapıt. (V) Batı’nın postmodernroman tekniğini ve Doğu’ya özgü gelenekselanlatım biçimlerini bir potada eritiyor. (VI)Herkesi, kendi sorunlarıyla yüz yüze gBeirtirsiyaonr.a tçının yapıtlarının anlatıldığı bu parçadaki numaralanmışcümlelerden hangisi “içerik” eilişkin değildir? A) I.B) III. C) IV. D) V. E) VI. (CevapD) 10.Türkçe sözcüklerin sonunda yumuşak ünsüzler (b,c, d, g) bulunmaz, sert ünsüzler (p, ç, t, k) bulunur. Böylesözcükler, ünlü ile başlayan bir ek alıncasondaki sert ünsüzler yumuşar. Aşağıdakicümlelerin hangisindeki altı çizili sözcükbu kuralı örneklendirmemektedir? A)İlerlemiş yaşına karşın saçının bir teli bile ağarmamış. B)Yurdunu on yıldır görmediğini söylüyordu. C)Bizim sokağın kaldırımları onarılacakmış. D)Tarla birkaç kez sürülünce toprağın verimi artıyor. E)Anlattıklarının çoğu bilinen şeyler olduğu için ilgimiçekmemişti. (CevapA) 11.Aşağıda verilen cümlelerin hangisindeki altı çizilisözcük bağlaç olarak kullanılmamıştır? A)Derse geciktim, çünkü trafik sıkıştı. B)İstersen oraya gideriz de, gece vakti nasıl döneceğimizidüşünüyorum. C)Sabah saçımı kestirdim, sonra taksitleri ödemeye gittim. D) Alışverişeçıktım, yalnız istediğin deterjanı bulamadım. E)Suratı asıktı, meğer bana kızmış. (CevapC) 12.(I) Dönüp dolaşıp yine o parka geldi. (II) Küçük birparktı burası. (III) Yeni yapılmıştı. (IV) Birkaç yıllıktıhenüz. (V) Güzel ve sağlamdı kanepeleri daha.(VI) Her akşamüstü bunlara insanlar oturup seyrediyorlardıçevreyi. (VII) Ama şimdi bomboş bunlarınhepsi. Buparçadaki numaralanmış cümlelerden hangileridevrik cümle değildir? A) I.ve II. B) I. ve III. C) II. ve IV. D)IV. ve V. E) VI. ve VII. (CevapB) 13.Aşağıdakilerden hangisinin yüklemi, işin kısa süredegerçekleşebileceği anlamını taşımaktadır? A)Pencereyi açarsam kuşlar uçuverecek. B)Kısa bir sürede varabileceğimizi söyledikleri yere,ancak yarım saat sonra ulaşacağız. C)Yağmur birden bastırırsa ıslanırsınız. D)Bürosuna hemen gidersem dilekçemi hazırlayabilecek. E)Fotokopicideki işimizi çabucak bitiremezsek sonotobüsü kaçıracağız. (CevapA) 14.Masal geleneğinin, söylencelerin büyük ölçüde kaynağıolan Doğu ülkeleri ve Anadolu toprakları l Hattilere,Hititlere, Truva efsanesine ev sahipliği ll yapmıştır.Noel Baba’nın da Keloğlan’ın da yaşadığı topraklarburalardır. Alaca Höyük’ün Hatlll tuşaş’ı,“Yüzüklerin Efendisi” gibi filmlere konu olacakzenginliklerle doludur. Böylesine zengin Antikçağ söylencelerini ve mitolojilerini barındı lV ranAnadolu, kendi mitoloji ve söylencelerini gün yüzüneçıkarmalı ve dünyaya ciltlerce yapıt he- V diyeetmelidir. Buparçadaki numaralanmış sözlerden hangisininyazımı yanlıştır? A) I.B) II. C) III. D) IV. E) V. (CevapD) 15.“Fahriye Abla”, “Kar”, “Ağrı” ... Bunlar gibi öteki l şiirleride dilin , duyguların en incelikli biçimde ll işlenişininörnekleridir . Turgut Uyar’ın ; “Çıkışı lll Türkşiirinde hiçbir şeyle açıklanamaz . ” dediği lV şairimiz,yüz yaşına bastı. Buparçadaki numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisiyanlış kullanılmıştır? A) I.B) II. C) III. D) IV. E) V. (CevapD) 16.Çocuk bir bakıma hamur gibidir. Annesinin, bal basınınona verdiği biçim, onun ileride nasıl bir ll insanolacağının göstergesidir. Örneğin, eğer bir lll çocuksürekli eleştirilirse kınama ve ayıplamayı öğrenir.Öç alma ortamında büyürse kavga etlV meyiöğrenir. Hoşgörüyle yetiştirilirse sabırlı olmayı,aile içinde dostluk ve arkadaşlık görürse V budünyada mutlu olmayı öğrenir. Buparçadaki numaralanmış sözlerden hangileri çıkarılırsaanlamda bir daralma olmaz? A) I.ve II. B) I. ve III. C) II. ve III. D)II. ve IV. E) IV. ve V. (CevapC) 17.Böyle bir gereksinmeye ihtiyacımız olduğunu düşünmüyoruz. Bucümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerinhangisiyle giderilebilir? A)“bir” sözcüğü atılarak B)“gereksinmeye ihtiyacımız” yerine “gereksinmemiz” sözcüğügetirilerek C)“ihtiyacımız” sözcüğü atılarak D)“böyle bir” yerine “bu tür” sözü getirilerek E)“olduğunu” yerine “olabileceğini” sözcüğü getirilerek (CevapB) 18.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğuvardır? A)Önümüzdeki yıl derslerine daha çok çalışacaksın. B)Ancak, tatil günlerinde iyice dinleneceksin. C)Yıl sonunda bize güzel haberler vereceksin. D)Sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getireceksin. E)Yeter ki akrabalarını sık sık ziyaret edeceksin. (CevapE) 19.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğuvardır? A)Alkışlanması gereken ben değil, sporcular. B)Burada en çok hoşuma giden şey, eski evler. C)Geziye katılamamasının nedeni, işlerinin çok olması. D) Busorunu yaratan, kardeşim değil, arkadaşım. E)Onu mutlu edecek tek şey, sınavlarının iyi geçmesi. (CevapA) 20.Bazı şeyler hiç eskimiyor, zamana karşı direniyor. Sözgelimi eski televizyon dizileri… Ülkemden kilometrelerceuzakta, elimde kumanda, oturmuşum koltuğa,zamanın bir türlü eskitemediği tanıdıkbir diziyi izliyorum: “Uzay Yolu”. Bendenbaşka izleyen var mıdır bilmiyorum ama yayımlandığınagöre olmalı. Uzayla ilgili bir dizinin banamemleketimi hatırlatacağını söyleseler inanmazdımama buram buram 1970’ler Türkiye’si kokuyorbu dizi. Dışarıda güneş: sarı, kuru, çığırtkan…Arizona’da kış yok, sonbahar bile yok,kasıp kavuruyor güneş. Ömrüm boyunca kıştanyakınıp da şimdi böyle bir ortamda olmam, aslındahiç yakınmamam gereken bir durum. Amaben, güneşten kaçmak için perdeler çekili,tutkuyla “Uzay Yolu”nu izliyorum bugünlerde. Buparçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A)Neden-sonuç içeren cümleler kullanılmıştır. B)Duygusal ögelerden yararlanılmıştır. C)Düşünceler örnekle pekiştirilmiştir. D)Anlatım bütünlüğü göz ardı edilmiştir. E)Çağrışımla gelen izlenimlere yer verilmiştir. (CevapD) 21.Akşam vapuru, adaların küçük iskelelerine teker tekeruğramış, ışıkları seyrede seyrede İstanbul’a ilerliyor.Kış rüzgârıyla çalkalanan deniz yüzündenkapılar çarpıyor, iskelede, sancakta rüzgâruğulduyor. Koca vapurda bir otobüsün yarısını biledolduracak kadar yolcu yok. Tenhalığın keyfiniçıkara çıkara sohbet ediyorlar. Adalardan İstanbul’unmerkezine dönenler bu kadarcıkişte. Yaz aylarında vapurları dolduran kalabalıklardaneser yok. Ne koltuğunun altına topsıkıştırmış, burunları güneşten yanmış çocuklar ne dekoridorlara yaydıkları piknik örtülerine oturmuşana babalar… Mevsim, İstanbul’un başkahiçbir yerinde bundan daha büyük söz hakkınasahip olamaz. Buparçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A)Kişileştirmeden yararlanılmıştır. B)Kimi durumları yeren bir havası vardır. C)İkilemeler kullanılmıştır. D)Karşılaştırmadan yararlanılmıştır. E)Betimleyici anlatım ağır basmaktadır. (CevapB) 22.Şiirlerimdeki, doğayla ilgili ayrıntılar yaşamımdan izlertaşıyor. Anadolu’daki küçük bir kasabada, doğanınkucağında bahçeli bir evde büyüdüm. Böceklerinseslerini tanıyan, ağaçlara tırmanan, meyveleridalından koparan bir çocuktum. Dut ağacısallamışlığım, dut yemişliğim çoktur örneğin. “Dutluk”şiirini bunların etkisiyle yazdım. Bir yazımınadı da “Ben Doğanın Okulundan Hiç MezunOlmadım.” oldu. Orada doğanın kucağında kendimiduydum ben hep. Doğa ile şiirlerim arasındabir bağ kurdum. Busözlerine göre şair aşağıdakilerden hangisiylenitelendirilebilir? A)Düşle donanmamış duyguların şiirinin yazılmayacağına inanan B)Öğrenmenin sınırsız olduğunu düşünen C)Şiirlerinde çocuklara seslenen D)Çevresindekilerin etkisiyle şiire başlayan E)Şiirlerinin, çocukluğunda yaşadığı çevreden beslendiğinidüşünen (CevapE) 23.Babam her zaman bize şöyle der: Hayatta inişler çıkışlarolabilir. Ama özellikle bir kız çocuğunun, yalnızolduğunda bile ayakta kalabilmesi için öğrenim görmüşolması gerekir. Yaşamda sahip olduğunher şey bir anda yok olabilir ya da yapayalnız kalabilirsin.İşte böyle durumlarda, gördüğün öğrenim,yaşama yeniden başlamana yardım eder.Bu yalnızca kadınlar için değil, birey olarakhepimiz için geçerlidir. Buparçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerdenhangisidir? A)Bir babanın çocuklarına olan bağlılığı B)Büyüklerin gençlerden daha deneyimli olduğu C)Okumuş olmanın insanları güçlü kıldığı D)Kız çocuklarının babalarını örnek aldığı E)Geleceğin, düşünerek kurulabileceği (Cevap C) 24.Çocukken okuduğum kitapların yüreğimde apayrı biryeri vardır. Bu kitaplar saçları kurdeleli, ele avucasığmaz bir çocuk olduğum günleri de bana anımsatır.O kitapların dünyasına girdiğim günleridüşünüyorum. Önce Andersen daha sonra GrimmMasalları’yla tanışınca kitaplardan kopamazolmuştum. Sonra Heidi’nin serüvenleriyle içiçe olduğum günler başladı. Artık doğayı veinsanları tanıyordum. Aradan nice yıllar geçti, hâlâonları unutamıyorum. Şimdi bile ne zaman bunalsambana yaşamın kapısını açan o kitapların bendekiizlerine sığınırım. Buparçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir? A)Okunacak kitapların düzeyi yaşa göre değişir. B)Yetişkinlik döneminde okunanların yaşamı anlamadakatkısı sınırlıdır. C)Masal okumayanların hayal dünyası yeterince gelişmez. D)Çocukken okunan kitapların etkisi kolay kolay silinmez. E)Okuma zevki yetişme koşullarına göre farklılık gösterir. (CevapD) 25.Ben gerçekte bir dergi yazarıyım. Ama insan ne yazarsayazsın, birbirinden kopuk olmuyor yazdıkları. Çünküdüşüncelerin kaynağı sizsiniz sonunda. Birsüre sonra yazıları bir araya topladığımda onlarınbir kitap bütünlüğüyle yayımlanabileceğini gördüm.Güncel olmaktan çok, yarına kalacak,Türkçenin tadını yansıtan bu yazıların dergisayfalarında unutulup gitmesine gönlüm elvermedi.Bu kitap böyle bir kaygı sonunda ortaya çıktı. Böylediyen bir yazar için aşağıdakilerden hangisisöylenebilir? A)Dergi yazarlığını sıradan bir iş olarak gören B)Kalıcı, nitelikli, birbiriyle konusal açıdan ilgili yazılaryazan C)Düşünceleriyle ön plana çıkmak isteyen D)Yazdıkları herkes tarafından çok beğenilen E)Kendini rahatsız eden sorunları çözmeye çalışan (CevapB) 26.Bir röportajında şöyle diyor: “Yabancı bir kent ne kadargüzel olursa olsun, ana yurttaki sıradan bir kentinbile yerini tutamaz. Türkiye’yi çok özlüyorum.Ben ülkemin şairiyim. Birkaç yıldır şiirlerimi Fransızcayaçeviriyorum. Amacım dünyanın enönemli sanat merkezlerinden biri olan Paris’te,şiirlerimi Fransız edebiyatseverlere duyurabilmek. Ülkeminadından şiirle söz ettirmek, banagurur veriyor.” Aşağıdakilerdenhangisi, bu sözleri söyleyen kişininbir özelliğidir? A)Ülkesini tanıtma çabası içinde olma B)Farklı yaşam biçimlerine uyum sağlayamama C)Şiirlerinin eskimezliğine inanma D)Yurdundaki sorunlara ilgisiz kalamama E)Başka ülkelerin yaşam biçimini beğenmeme (CevapA) 27.Öykü kahramanlarımı gerçek insanlardan damıtırım ben.Onların sabırla, inatla peşlerine düşerim. Benimiçin Anadolu, yalnızca folklorik malzeme deposudeğil, öyküsü yazılacak insanların dakaynağıdır. Resmi yapılmadan, öyküsü yazılmadan neçok insan geçmiştir bu topraklardan. Birkaçıanonim türkülerde yaşamıştır belki. Ancakgazete haberi olunca ayırtına varılan bu insanlar,bana göre öykülerini içlerinde saklayan istiridyelerdir.Böyle olunca da bana, inciyi bulup çıkarmakkalıyor. Böylediyen bir yazarın öykü kişileriyle ilgili olarakaşağıdakilerden hangisi söylenebilir? A)Düş dünyalarının gelişmiş olduğu B)Başkaları tarafından da işlenmiş olduğu C)Yeni anlatım teknikleriyle yansıtıldığı D)Anlatılmaya değer gizli yönler taşıdığı E)Örnek alınacak özelliklerinin bulunduğu (CevapD) 28.Öfkeye kapıldığınızda öfkenizi ya bağırıp çağırarak çevrenizeyansıtacaksınız ya da kendinizi frenleyerekbastıracaksınız ve gülümsemeyi sürdüreceksiniz. Çalışmalar,her iki yaklaşımın da sağlıkaçısından zararlı olduğunu gösteriyor. Öyleysene yapmalı? Öfkenizi serbest bırakmalısınız amakontrollü olarak. Bu nasıl olacak? Sorunu belirleyiponu akılcı bir çözüme kavuşturmayı deneyerek…Örneğin birisine sinirlendiyseniz onunlakararlı olarak ama saldırgan olmayan birtarzda konuşmalısınız. Ya da sizi ne öfkelendiriyorsa olanağıvarsa buna hazırlıklı olmak, dahaiyisi ondan uzak durmak, doğru bir yololarak öneriliyor. Buparçada, öfkelenmeyle ilgili olarak önerilenler arasındaaşağıdakilerden hangisi yoktur? A)Bir daha oluşmaması için önlem almak B)Yaratan kişiyle sakin ama kesin bir tavırla konuşmak C)Öfkesini denetimli olarak dışa vurmak D)Ortaya çıktığında yapılacakları belirlemek E)Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalışmak (CevapE) 29.Bugün çoğu yazarımız günlük deyince yalnızca kişiselduygularını yazmayı anlıyor, çağına tanıklık etmekyerine. Oysa günlükler, edebî bir tür olmanındışında hem yazarların edebî duruşlarını hemde tanıklık ettikleri dönemi anlamamızın birincilaraçlarındandır. Bunagöre, özellikle genç yazarlarımızın dikkatle okumasıgereken yapıtlardır günlükler. Günlük tutmanınkültürel bir alışkanlık olarak toplumumuzda yeterinceyer edinmemiş olması, edebiyatımızda butürün zayıf kalmasına neden olmuştur. Buparçada günlüklerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinedeğinilmemiştir? A)Yalnızca yazarın yaşamını yansıtmasının yanlışolduğuna B)Yazmaya yeni başlayanlar için yararlı bilgiler içerdiğine C)Özel yaşama ilişkin olanların, okurun ilgisini çekmediğine D)Çok yazılan bir tür olmadığı için gelişmediğine E)Yaşanılan dönemle ilgili bilgiler içerdiğine (CevapC) 30.Büyük ozanımız Cahit Sıtkı Tarancı’nın aynı zamandabir öykücü olduğunu biliyor musunuz? Hemenbelirteyim, öykü yazarı olarak bir Oktay Akbalya da Orhan Kemal değildir. Ama kendine özgübir biçemi, kendine özgü bir kurgu yaklaşımı, kendineözgü bir anlatı evreni olan özgün bir öykücüolduğu da kuşku götürmez bence. “Gün EksilmesinPenceremden”de yer alan kırk üç öykünün en azdörtte üçü tanıklık etmektedir buna. Buparçaya göre Cahit Sıtkı Tarancı ve öyküleriyle ilgiliolarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A)Kendinden önceki sanatçıları, izlenmeye değer bulmadığı B)Başkalarından farklı bir anlatım biçimi olduğu C)Çoğunun benzer nitelikler taşıdığı D)Kimi yazarlar kadar yetkin olmadığı E)Öykülerini yapılandırırken değişik bir yol izlediği (CevapE) |